Piyasalar karışınca Albayrak konuştu!

Please log in or register to like posts.
News


Önümüzde 21-22 Temmuz G20 toplantıları var; Bakan Albayrak’ın Türkiye’yi temsil edeceği bu toplantılarda vereceği mesajlar finans piyasalarında dikkatle izlenecek.  Hemen ardından 24 Temmuz’da yapılacak Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısı ise bankanın bağımsızlığına yapılan vurgunun gerçek hayatta karşılığı olup olmayacağını gösterecek herkese.  Erdoğan’ın faizi indireceğiz sözleri, mevcut kötü ekonomik ortamın dış güçlerin işi olduğu yönündeki daha çok taze açıklamaları ve Albayrak’ın Erdoğan’ın damadı olduğu; sözünden çıkmayacağı endişeleri akıllardan uzun süre çıkmayacaktır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün bir kez daha piyasaları rahatsız eden açıklamalarının ardından lira dolar karşısında hızla değer kaybedip, tahvil faizleri yeni rekorlar kırınca, ekonomi yönetiminin yeni kaptanı Berat Albayrak açıklama yapma gereği hissetmiş olmalı.  Zorlu bir ekonomik döngüde göreve gelen Albayrak’a Erdoğan’ın damadı oluşu ve en güvendiği isimler arasında yer alması yanında; kayınpederinin sözünden çıkmayacak bir kişi olarak bakılması Erdoğan ekonomi hakkında konuştukça piyasalarda rahatsızlık yaratıyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, işte tam da bu nedenlerle olsa gerek, rüştünü ispat etme ve piyasaları sakinleştirme çabasında yeni döneme ilişkin önemli mesajlar verdi.

Albayrak yaptığı açıklamada, “Merkez Bankasının bağımsızlığının ve karar alma mekanizmalarının spekülasyonlara konu edilmesi kabul edilmez” dedi. Albayrak, “Hiç olmadığı kadar etkin bir Merkez Bankası, yeni dönem politikalarımızın temel hedefleri arasında yer alacak” ifadelerini kullandı.  Mali disiplinden taviz vermeyeceklerinin altını çizen Albayrak, etkin ve verimli yatırımları önceliklendirecek, maliyetlerin bütçeye uyumunu sağlayacak yapısal dönüşümleri hayata geçireceklerini bildirdi.

Sözler güzel, ya hareket?

Berat Albayrak’tan eglen bu ilk kapsamlı açıklamalar önemli.  Başlıklar doğru yönde olmakla birlikte açıklamaların özel sektör borç seviyesine, bankaların buna bağlı olarak sıkıntılarına ve devam eden borç yeniden yapılandırma talepleri kısmında ise Albayrak’ın gerçeklere tam değinmediğini görüyoruz.  Buna rağmen, Albayrak’ın sözleri lira üzerinde kısmi de olsa olumlu bir etki yaratmış görünüyor; faiz tarafında ise olumlu etkiden pek iz yok.

Ekonomik sorunlar bu kadar zorlayıcı olurken, yatırımcıların da reel sektörün de yeni düzenin kamu içinde  uyumu beklemek, izlemek gibi bir zamanları yok.  Banka mevduatlarına uygulanan faizin yüzde 20’ye dayanması, kredi faizlerinin neredeyse yüzde 30’lara ulaşması hep enflasyonun yüzde 20’ye yönelmesinin sonuçları.  Küresel finans piyasalarında likidite de Fed’in parasal sıkılaştırmasına bağlı giderek daha da azalacak. 

Önümüzde 21-22 Temmuz G20 toplantıları var; Bakan Albayrak’ın Türkiye’yi temsil edeceği bu toplantılarda vereceği mesajlar finans piyasalarında dikkatle izlenecek.  Hemen ardından 24 Temmuz’da yapılacak Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısı ise bankanın bağımsızlığına yapılan vurgunun gerçek hayatta karşılığı olup olmayacağını gösterecek herkese.  Erdoğan’ın faizi indireceğiz sözleri, mevcut kötü ekonomik ortamın dış güçlerin işi olduğu yönündeki daha çok taze açıklamaları ve Albayrak’ın Erdoğan’ın damadı olduğu; sözünden çıkmayacağı endişeleri akıllardan uzun süre çıkmayacaktır.

Bu nedenle, Albayrak’ın açıklamaları çok önemli olmakla birlikte paralel ekonomi politikası tercihleriyle birleşmediği takdirde Türkiye ekonomisini daha zorlu günler bekliyor demek. 

Öncelik “Ekonomide dengelenme”

Ekonominin 2016 yılındaki yavaşlamayı takiben destekleyici politikaların etkisiyle 2017 yılında önemli bir toparlanma sürecine girdiğini anlatan Albayrak, bu süreçte iktisadi faaliyet istikrarlı bir büyüme patikasına yönlendirilirken, hızlı kredi büyümelerinin göründüğünü aktardı.  Albayrak, ekonominin bu yılın başından itibaren istikrarlı ve sürdürülebilir bir zemine oturma yolunda ilerlediğine dikkati çekerek, “Önümüzdeki dönemde makro politikaların, enflasyon ve cari dengede iyileşmeye yönelik olarak ‘ekonomide dengelenme’ önceliğiyle kurgulanacağının altını önemle çizmek isterim” değerlendirmesinde bulundu.

“Şirket borçları sürdürülebilir seviyede”

Türkiye’deki şirketlerin borcuna da değinen Bakan Albayrak, ülkedeki şirketlerin toplam borçlarının gayrisafi milli hasılaya oranının gerek gelişmiş ülkeler gerekse benzer gelişmekte olan ülkelerle kıyaslandığında makul ve sürdürülebilir seviyede olduğunu dile getirdi.  Albayrak, firmaların ve bankaların finansal koşullara uyum ve deneyimlerinin yüksek olduğunu söyledi.

Bankaların kredi politika ve uygulamalarıyla firmaların borç ödeme performansının sağlıklı ve sağlam bir görünüm sunduğuna dikkati çeken Albayrak, şöyle devam etti:

“İktidar olarak ve ilgili kamu kuruluşlarımızın koordinasyon kabiliyetleri dikkate alındığında, geniş bir yelpazede makroihtiyati politika, tedbir ve teşvik geliştirme ve uygulama deneyimine sahibiz. Sorunlara bütüncül bir bakış açısıyla çözüm çerçevesi oluşturma kabiliyetimiz yüksek seviyede. Yeni dönemde bu koordinasyon yönetim şeklimizin yapısı ve etkinliği paralelinde güçlenecektir. Kamu bankalarımızın bu süreçte ekonomik dinamizme ve kalkınmaya büyük katkı vereceğini göreceksiniz.”

“Daha sade ve kararlı para politikasının destekçisi olacağız”

Albayrak, görevi devraldığı gün yaptığı güçlü para politikası vurgusuna ilişkin, “Güçlü para politikası derken, fiyat istikrarı temel hedefi doğrultusunda şekillenen politikalarını kastediyoruz. Makroekonomik denge açısından enflasyonla mücadele öncelikli alanların başında geliyor.” dedi.

Türkiye’de daha öngörülebilir ve istikrarlı bir makroekonomik görünümün düşük enflasyon oranlarına ulaşılarak inşa edilebileceğinin açık olduğunu dile getiren Albayrak, bu nedenle temel amacı fiyat istikrarını sağlamak olan Merkez Bankasının para politikasını güçlü bir şekilde uygulamasının esas olacağını bildirdi.

Bakan Albayrak, “Yeni dönemde Merkez Bankasının hedefler doğrultusunda daha öngörülebilir, sade ve kararlı bir para politikası uygulamasının destekçisi olacağız. Hükümet olarak biz de bu politikaların etkinliğini kısıtlayabilecek yapısal engelleri mümkün olduğunca ortadan kaldırarak ve politika eşgüdümünü kuvvetlendirerek para politikasını destekleyeceğiz.” diye konuştu.

“Finansal istikrar için gerekli çalışmalar yapılıyor”

Reel sektörün ödenmeyen banka borçlarına yönelik bir soru üzerine de Türkiye’de bankacılık sektörünün performansının ekonominin en güçlü taraflarından biri olduğunu belirten Albayrak, sektörün sermaye yeterlilik oranının dünya ortalamalarının çok üzerinde, yüzde 16,4 olduğunu ifade etti.

Albayrak, finans sektörünün son derece şeffaf bir çerçevede uluslararası kural ve pratiklerle uyumlu faaliyet gösterdiğini, BDDK ve bağımsız denetim kuruluşları tarafından yine uluslararası kurallara uygun bir şekilde denetlendiğini dile getirdi. Bakan Albayrak, “Bazı bilinen firmaların kamuoyuna yansıyan yeniden yapılandırma talepleri yatırımcılar nezdinde yönelttiğiniz bu soruya zemin teşkil etmiştir ancak yeniden yapılandırma işlemleri bankacılık sektörünün doğası gereği kredi vadelerinin nakit akışlarına uygun şekilde vade uzatımı işlemlerini kapsamaktadır ve genele yaygın bir durum değildir. Finansal istikrar açısından kurumlarımız gerekli çalışmaları yapmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

 

 

Yorumlar

Son güncelleme: 12:1812 Temmuz 2018



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir