Yerel seçimler ekonomiyi batıracak – ParaAnaliz

Please log in or register to like posts.
News


Üçüncü kitabım “Türkiye’nin Buhran Yılları:  2019-2020’de” hızlı bir ilerleme sağladım, maşallah kitap kendi kendini yazıyor. O kadar çok malzeme var ki, 7 cilt halinde yayınlamayı düşünüyorum. Fakat, çok acele etmeliyim, şu anda 4 gölge yazar onlara verdiğim bölümleri bitirmek için kahve-nikotin jikletleri yordamıyla 24 saat çalışıyor. Çünkü buhran başladıktan sorna buhranı öngörmenin keyfi yok.

Tam vatandaş “en kötüsü geride kaldı”, “bu hain saldırıyı da püskürttük” diye yeni kredi kartı alıp AVM’nin yolunu tutarkan kitabı piyasaya vereceksin. Acılı Adana üstüne baldıran şerbeti içmiş gibi merdivenlerde yığılıp kalacak.

 

Artık Türkiye’nin 2009’dan bu yana en derin resesyonu, daha doğrusu stagflasyonu yaşadığını kimse inkar etmiyor. IIF baş ekonomisti Robin Brooks bu sabah twit atmış:  “Kredi daralması evlere şenlik (a joy upon your homes), gelecek sene eksi 0.9% olarak öngördüğümüz büyüme daha da düşük çıkabilir”.

Moody’s de alıyor sazı eline:  “Moody’s Türk ekonomisinin 2018 yılında %1,5 büyümesini, 2019 yılında %2,0 daralmasını ve 2020’de %3 büyümesini bekliyor.

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s Investors Service, Türkiye ekonomisinin büyük bir ihtimalle resesyona girdiğini belirtti. Kurum, Türkiye’nin 2019 ortasına kadar her çeyrekte daralmasını bekliyor”.

 

FÖŞ, bu fanileri elinin tersiyle bir kenara iterek, kükrüyor:  Geç bunları, 2019 kayıp yıl. 2020’de de çok zayıf, belki de yıllık %3’ü geçmeyecek bir büyüme var. Bizim 2019 büyüme daha doğrusu küçülme tahminimiz %3.5 REEL, o da ikinci çeyrekte IMF bavulunda şöyle 75 milyar dolarla yardıma koşarsa—ki koşacak ve Mehter Töreni ve kırmızı halıyla karşılanacak.

 

Bu resesyon niye bitmez?  Çünkü Ankara hala günahını itiraf etmek yerine, bizi bu hale getiren nedeni dış saldırı olarak niteliyor. Sevgili kardeşim ve  Türkiye’yi kurtaracağına samimiyetle inandığım Berat Albayrak’a kulak verelim: “Ağustos ayında yaşadığımız süreç 2008 krizinden farklı olarak kur faiz ve enflasyon noktasında da çok büyük operasyon yapıldı. Ancak biz 2 ayda o kadar güçlü adımlarla bunun en büyük sebeplerinden biri yeni Cumhurbaşkanlığı sistemi ile hızlı refleksler vermemizdir. Ekonomi yönetimi olarak güçlü koordinasyonla aldığımız tedbirlerle ciddi bir refleks gösterdik”.

Yok be abi, operasyon filan yok, hele güçlü refleks altımıza yapmaktı. Papaz kaçtı, piyasalar normale döndü.  Berat Abi, bak anket şirketi Mediar sizi çok sever, son araştırmasında ne buluyor:  (k)amuoyunun yüzde 77.86’sı Türkiye’nin ekonomik bir kriz içinde olduğunu düşünüyor.

Krizin en büyük gerekçesi olarak yanlış ekonomi yönetimi olduğunu savunanların oranı ise yüzde 57.89 olarak gösteriliyor.

Seçmenin yüzde 46.48’i kriz nedenleri arasında dış güçlerin müdahalesini görürken, araştırmaya katılanların yüzde 33.42’si ise ülke içindeki ekonomik güçlerin spekülasyonunu kriz gerekçesi olarak görüyor”.

Bu arada genel seçimde size oy verenlerin %18’i, “bir daha mı, töbe” diyor, %20 de kararsız, ekonomi kötüye giderse, onlar da soluğu ya İYİP de ya MHP de alacak. Sizin yerel seçimde ne alacağınızı söylemeye terbiyem  müsade etmez.

Tabii, AKP durumun Yengen olduğunu sezdiği için “tedbirler alıyor”.  Aha, işte burada problem başlıyor. Çünkü alınan her tedbir ekonomiyi daha beter çukurun dibine itecek.

Mesela, Albayrak’ın New York’ta yatırımcılara verdiği pozitif mesaj ve YEP’in yarattığı iyimserliği KDV-ÖTV indirimleri anında sildi süpürdü.. Yalan mı söylüyorum?  Hemen sıcak para akımlarına bakalım:  “26 Ekim-2 Kasım haftasında yurtdışı yerleşik yatırımcılar reel olarak (fiyat ve kur etkisinden arındırılmış) 71,5 milyon dolar hisse senedi ve 253,5 milyon dolar repo dahil Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) satışı gerçekleştirmiştir…

Yılbaşından beri yurtdışı yerleşikler toplam 1.348,7 milyon dolar hisse senedi ve 930,6 milyon dolarlık DİBS satışı yapmışlardır. Yurtdışı yerleşikler böylelikle 2018 yılında toplamda 2.279,3 milyon dolarlık menkul kıymet satışı gerçekleştirmiştir. (BMD araştırma notu)

 

Ardından büyük soru işaretleri yaratan konut fazlasını Emlak konut’a devretme fikrini ortaya attınız. İyi de Emlak Konut’ta para yok, nasıl alacaksınız müteahhitten o konutları?  Cevap da bulamadınız, ama milletin kulağına kar suyu kaçtı bir kere.

Cuma sabahı da SABAH Gazetesi’nde Hazal Ateş şu müjdeyi veriyor:  “Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, dün Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bakanlığının 2019 bütçe sunumunu yaptı. Bakan Selçuk gelecek yıl için 103 milyar liralık bütçe ayrılan sosyal güvenlik ve çalışma yaşamına ilişkin şu mesajları verdi”:

Mesajlar şu; 81 milyon vatandaşa burstan çeyiz yardımına kadar ulufe dağıtılacak.

AMA sosyal yardım bütçesine dikkatinizi çekerim… Ne kadar? TL103 milyar. Şimdi…Dönelim Sevgili Berat Albayrak’ın TBMM Bütçe Komisyonu’nda yaptığı sunuma, bakalım o ne demiş:

“Sosyal yardımlar alanında reform olarak nitelendirebileceğimiz bir çok yeni uygulamayı hayata geçirdik, sosyal yardım  programlarını çeşitlendirdik. Bu kapsamda 2019 yılı bütçemizde sosyal harcamalar için ayırdığımız kaynak miktarını 62,1 milyar TL’ye çıkardık. Bu tutar 2019 yılı bütçesinin yüzde 6,5’ine denk gelmektedir”.

Fark az buz değil, bir ayda sosyal yardım bütçesi 40 milyar TL büyüdü. Yazan ya falakaya yatmamış ya da ona yazdıranlar bütçe disiplini bilmiyor.

Tabii, böyle harcamalar yapamazsınız, nedenleri de Ekim nakit bütçede gizli, hemen bakalım:

 

TL67 milyar toplayıp, TL 68 milyar harcamışsınız.  Daha  fazla harcayacak yeriniz yok. Borçlanacak yeriniz de yok. Bakın bu kısa haber AA’dan:  “Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, ekim ayında 3,3 milyar liralık iç borç servisine karşılık, 4,1 milyar liralık iç borçlanma gerçekleştirildi.

Bakanlığın açıkladığı toplam iç borç çevirme oranı ise ekimde yüzde 123,6 oldu”.

Bankalarda zaten fon kalmadı, kredi veremiyorlar, biraz daha borçlansanız, özel sektör zehirli atık dökülmüş deredeki balıklar gibi kıyıya vuracak. Zaten siz harcamaya başladığınız anda da, yabancı anında tüyüp dolar/TL’yi 7.00’a itecek.

 

Ama yapacaksınız tabii, çünkü seçim giderse, Başkanlık sistemi de biter. Seçimi almak için ekonomiyi trenin önüne atacaksınız. Sonunda hem seçim hem de ekonomi gidecek ve IMF gelecek.

 

FÖŞ

 

FÖŞ videoları gerçekleri anlatır, lütfen izleyin

 

Ekonomide ne güzellikler yaşanacak?  Sunum, okuyun

 

 

 

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir